31 Ekim 2013

Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Opera


  Arkeoloji ve mitoloji severim, ilgimi çeker. Eğer bu alanlara ilginiz varsa ki aslında arkeoloji müzesi olan gerçekten dünyanın sayılı müzelerinden olan Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezmelisiniz. Müze Atatürk'ün emriyle 1923 yılında yapım aşamalarına hızla başlanmış. Anadolu, uygarlıklar beşiği bu nedenle böyle bir müze kesinlikle ihtiyaçtı. Türk tarihi, kültür, ekonomik durum... kısacası her şey hakkında bize bilgi veren bir müze.
  Benim bu müzeye 3 veya 4. gidişim. Daha önceleri kesinlikle dikkatle incelememişim. Bu sefer gezdiğimde müze dersim için gezdim ve şimdiye kadar alınan sanat tarihi dersleri kesinlikle bana faydası dokundu ama keşke gitmeden önce tekrar gözden geçirseymişim. Kalemi kağıdı alın mümkünse internet bağlantınız da olsun, bilinmeyen kelimeler mutlaka çıkıyor. Gezdiğimiz sırada bir çok okul geziye gelmişti ama gezme yöntemleri hiç hoş değildi. Tabi zaman kısıtlı müze eğitimcisi çocuklara kısa bilgi birkaç soru sorup eserlere bakmadan hemen bir fotoğraf çekimi ve bitti. Bu nedenle müzenin ne kadar önemli olduğunu kavrayamıyoruz diye düşünüyorum.
  Tadilat nedeniyle 5 salondan sadece 2'si açık. Arkadaşımla yaklaşık aslında küçük salonlarda 3 saati aşan bir zamanla gezmemiz ve incelememiz kendi açımızdan bir rekor. Çıkarken müze mağazasına uğramamak olmaz ve üsttekiler alındı. Defter ve kitap ayracı gerçek oğlak derisi parşömeninden üretiliyor. Bir de bunun versiyonlarını Troia'da almıştım ama kullanmaya kıyamam :) Bir de ikiz idollere ait küpe, takınca çok hoş duruyorlar.
 
  Müzeden sonra gündüz gösterime bilet bulmuşken değişiklik olsun diye operaya gidelim dedik. Aslında ilk isteğim Çalıkuşu tiyatrosuydu ama her seferinde biletler doluyor :( Operamız Rigoletto 3 perde ve 2,5 saat bu biraz gözümüzü korkutsa da fazla korkutucu değildi. Açıkçası ilk sahnedeki kostümleri beğenip aklımda şöyle böyle gelişir diye kurmuştum ama beklediğimi bulamayınca biraz uykum gelmedi değil, bunda koltukların verdiği rahatlıkta olabilir :) Daha çok dram ve giderken biraz şık giyinmek lazımmış :) Operaya gitme düşüncesi korkutucu gelebilir bazen ama şans vermek lazım ben şimdiden sahnelere bakıp duruyorum. Aklımda bale var bu kez ama istediğim gün saati bulamadım, kısmet ^^

29 Ekim 2013

Çılgın Hırsız 2


  İlk filmi izlemeden ikincisine gitmek istememiştim ama çok eğlendiğim bir film oldu, iyi ki de gitmişim. Dublajlı filmleri pek sevmem ama filmdeki dublaj çok komik ve eğlenceliydi. Sarı şeyler yani minyonlar da ayrı bir tatlıydı. Kısacası büyükler için eğlenceli bir film ama çocuklar için bilemiyorum, kararsız kaldım. Kadına yüklenen bazı çağrışımlar kötü algılanabilir.


Türkiye Cumhuriyeti'nin 90. yılı kutlu olsun !

27 Ekim 2013

Elit - Kiera Cass (The Selection #2)



DEX Yayınları
289 Sayfa
  
  Beni Seç çok sürükleyici olunca ve meraktan dayanamayıp okudum. Fakat Beni Seç kadar sarmadı hatta sinir olduğum yerler vardı. America'nın Maxon Aspen arasında gidip gelmesi veya Maxon'ın iyi olması veya kötü olması hakkında çok fazla düşünce değiştirmesi biraz bunaltıyor. 
  İlk kitapta diğer kızlarla çok fazla çekişme veya eğitimleri hakkında bilgiler söz konusu değildi ama ikinci kitap bunu kapatmış. Bu nedenle üstteki olumsuzlukları kapatıyor. 
  Üçüncü kitabın kapağı da yine çok güzel, çıksa da okusam diye bekliyorum açıkçası. 

*Kasım olacak neredeyse ama ben henüz bitirdim Eylül kitaplarını!

19 Ekim 2013

Yüz Bin Krallık - N.K.Jemisin (Miras Üçlemesi #1)




DEX Yayınları
383 Sayfa

  Yazacağım yazacağım ama bu kitapta tıkanıyorum. Kitap ile ilgili yorumları bloglarda genelde olumlu görünce bir hevesle almıştım. Sonra o hevesle kitaplıkta bekleyip durdu ! Okudum ama bu kez de ben hiç tatmin olmadım, biraz yoğun bir zamanımda okuyunca tam veremedim kendimi sanırım.
  Tanrı ve fani aşkı gibi dursa da daha çok geçmişten gelen bir intikam ve varis olma yarışı üzerine yoğunlaşıyor daha çok. Bölüm başlarında bir konuyu anlatıyor ama sonra o olayın hiç alakası yokmuş gibi asıl olaya giriyor. Bir de bir çok terimler var, terimler sözlüğü olabileceği hiç aklıma gelmemişti. Kitabı bitirince gördüm ki gayet açıklayıcı bir sözlüğü var keşke bu neydi şimdi diye düşünüp durmasaydım.
  Çok sevemedim ama serinin ikinci kitabı hazır bekliyor ki kitabın sonları daha heyecanlıydı. Ama yine de rahat rahat olduğum zamana ikinci kitabı saklayabilirim.

  
  
  

25 Eylül 2013

Beni Seç - Kiera Cass (The Selection #1)



DEX Yayınları 
299 Sayfa

  Kitaba ilk baktığımda kapağına bayılmıştım ve konusunu da fena bulmadım. Okumadan önce bu kadar sürükleyici olacağını beklemiyordum. Publishers Weekly iki cümleyle kitabı en iyi şekilde anlatmış. Hafif Yeşilçam havası da yok değil. Birisine aşıkken başka yere gider hiç aklında yokken ondan hoşlanmaya başlar, iki erkek arasında gidip gelir. Kabarık elbiseler, süslenmeler, çekişmeler, prenses olmak istemeler küçüklük hayalleri gibi ögeler güzel bir şekilde, sıkmadan okutuyor. 
  Kitap bitince hemen arkasından ikinci kitabı Elit'i okusam mı okumasam mı diye ilk kez bu kadar kararsızlık yaşadım. Okumadım ama yakında okunacak gibi duruyor çünkü aklım devamında.

22 Eylül 2013

Hobbit - J.R.R. Tolkien



İthaki Yayınları 
299 Sayfa
30 Tl (Resimli-Ciltli)

  Tolkien okumaya Hobbit ile okumaya başlayabildim. Tolkien bıraktığı eserlerle ölümsüz bir yazar bu yüzden ağır ağırda olsa bütün kitaplarını bitireceğim.
  Yüzüklerin Efendisi, Hobbit'in de filmini izleyince kitabı okurken doğal olarak çok tanıdık geliyor. Daha filmi çıkmamış bölümleri de okurken ben bu kısmı izledim mi acaba gibi kararsızlığa düştüm. Filme uyarlamalar da o kadar güzel ki kitabın havasını bozmuyor. Hobbit'in ilk filmi yaklaşık 3 saatti ve kitabın 100 sayfa kadarını çok çok detaylı izlettirdiler. Kitabı okuyunca ilk film aslında hiçbir şey gibi geliyor. Bu nedenle diğer filmleri daha merakla bekliyorum, zaten Aralık'a bir şey kalmadı. 
  Kitap çocuklara yazıldığı için masalsı ve dilimize sade bir şekilde çevrilmiş. Ama kuzenim kitabı biraz okuduğunda çok sade buldu, İngilizce versiyonu daha ağır bir dille yazılmış. Kitabın yayın tarihini düşününce belki de bu kadar sade olmamalıydı diye düşünüyorum.


 Kitaptaki illüstrasyonlar Alan Lee'ye ait. Bölüm geçişlerinde ve ara ara yukarıdaki gibi siyah beyaz çizimler yer alıyor. Belli başlı sahneler hakkında da toplam 26 tane aşağıdaki gibi tam sayfa illüstrasyonlar yer alıyor. Okurken ara ara karşınıza çıkması, bu çizimleri incelemek keyif verici.


  Kitabın cildi beyaz renk. Kapak tasarımı olmasa kitap tam bir gizem içinde çünkü üstünde herhangi bir yazı yok. Böyle oluşunu pek beğenmesem de sonuçta kitaptan önemli değil.


20 Eylül 2013

Ölümcül Oyuncaklar Kemikler Şehri


  Vizyondan kalkmadan izleyebildim sonunda. Görselliği bol filmlerden o kadar ki ilk sahnelerdeki bir canavarın gerçekçiliğinden iğrendim şansıma da uzun süren bir sahneydi. Clary'nin dış görünüşünü pek sevmemiştim ama Jace daha itici geldi; saçı, duruşu, konuşması gibi. Geri kalan kısmını beğensem de elbetteki kitabı tutmayacak. Kitaptaki sürükleyicilik pek yok, filmde de ana hatlar aynı detaylar farklılaşmış. Ama yine de diğer filmlerini bekleyeceğim. 

19 Eylül 2013

Okunmamışlar



  77+15 okunmamış kitapla açgözlülüğüm doruk noktasındayım. Bu yıl Kitap Kardeşliği sayesinde her ay internetten kitap alınca o tek kitabın yanı boş kalmıyordu veya önüme istediğim kitaplarla ilgili harika indirimleri görünce aldım da aldım. 
 Açıkçası bu gerçeği görünce en az yılbaşına kadar Kitap Kardeşliği kitapları hariç kitap almamayı düşünüyorum. Bu kitaplar bana en az bir yıl yeter de dayanamayacağım kitap indirimini görürsem diye açık kapı bırakıyorum :) Yavaş yavaş değil hızlı hızlı eritmeliyim !

17 Eylül 2013

22/11/63 - Stephen King



Altın Kitaplar
815 Sayfa
30 Tl

  Pinuccia'nın blogunda bu ay yazar aylarında Stephen King bulunuyor. Kalınlığından dolayı ertelediğim bir Stephen King kitabı bulununca katılmak istedim ve bu sayede önemli bir yazarı tanımaya başladım. 
  Kitap Kennedy suikastı ile alakalı, kapaktan da anlaşılacağı gibi. Bir tavşan deliğinden geçiyorsunuz ve ne zaman geçerseniz geçin 9 Eylül 1958 gününde güne başlıyorsunuz. Jake bu tavşan deliğinden adımlarını atarak zaman yolculuğuna başlıyor ve suikastı engellemeye çalışacak fakat geçmiş inatçı olduğundan zorlukları var. Kitap temel olarak Kennedy ile ilgili olsa bu olay hakkında daha çok üzerinde duracağını sanıyordum ama yanılmışım. Kurtardığı hayatlar, yaşadığı aşk daha çok hoşuma gitti. Tabi Stephen King'i bir gerilim yazarı olarak bilince biraz da o düşünceyle başladım bu konuda da yanılmışım. Beklediğim kadar bir gerilim yoktu daha çok macera gibiydi. 
  Genel olarak kitabı sevdim belki bazen sıkılmış olabilirim,bazen de uzun buldum ama 1960'ları anlatmasını daha güzel bulduğumdan beğendiğim bir romandı. 
  

16 Eylül 2013

Kırtasiye Alışverişi 9


  Okulların ilk günü, eğitim hayatımın şimdilik son yılı. Üzülüyorum rahatlığımın son yılı, seviniyorum okul bitecek diye, stresliyim öğretmenlik stajı yapacağım diye. Ama bu haftaların güzelliği kırtasiye bakımından etrafın dolu dolu olması hoşuma gidiyor. Office 1 Superstore'da gezerken de bunları aldım.
   Office 1'da Kore malı defterler oldukça fazla fakat 1000won yani yaklaşık 1 dolara satılan defterlerin Türkiye'de 5-6-7 Tl'ye satılması canımı sıksa da beğendiğim zaman alıyorum maalesef. Sağ taraftaki beyaz defterler gibi. Kullanıyor muyum ? Hayır ama defter koleksiyonuna girecekler, kıyamıyorum. 
  Sol taraftaki defter Gipta'nın. İçi saman kağıdı, Notelook'un buna benzer defterleri var onun kağıdı çok kaygan geldiği için Gipta'nın ki daha çok hoşuma gitti.Bu da yine 6-7 Tl civarında. 


  Yaklaşık A3 boyutundaki bu ürün ise içinde 20 renk barındıran fon kartonları var. Kartonla işim olunca kocaman olmasını pek sevmiyorum, genelde küçük işler için kullanıyorum. Bu yüzden bu ürün çok hoşuma gitti. Fiyatı da çok uygun 5 Tl civarında.


  Faber - Castell'in bu kalemlikleri yeni çıkmış galiba. 4-5 renk çeşidi var . Böyle yatay olması, içinde fermuarlı gözü olması tam istediğim gibi. Fiyatı biraz pahalı (15 Tl) olsa da yine de çok beğendim. 

13 Eylül 2013

Kitap Alışverişi 9


  Kitap Sihirbazı'nın DEX yayınlarındaki %40 indirim sayesinde bende aklımda ilk sıralarda yer alan serileri alabildim. Bu indirim ilaç gibi oldu, keşke daha da alabilseydim ama bu beni uzun süre idare eder. Siparişimin 18 gün sonra elimde olması en geç gelenler arasında birinciliği elde etti. Neyse gelmesi de yeter diye avunuyorum.


  Bunlarda D&R'ın 9.90 Tl kampanyasından. D&R'a uğradıkça indirimde farklı kitaplar görüp duruyorum, üç beş derken çokça almışım. 
  Topluca kitap alışverişlerimin yılbaşına kadar sonuncusu olacak. Nedeni basit, evde okunacaklar almış başını gitmiş. İndirimler gözümü fena boyuyor !

11 Eylül 2013

Aynı Yıldızın Altında - John Green



Pegasus Yayınları
317 Sayfa

  Bu kitap benim kitaplığımda özel ve ayrıcalıklı bir yere sahip. Yakın arkadaşlarımdan kitap hediye eden hiç olmamıştır ve hiç özel bir günü olmadığı halde bu kitabı alıp beni çok çok mutlu etti. ^^ Zaten kapağıyla,rengiyle, adıyla gönlümü mest etti.
  Alaska'nın Peşinde'yi okuduğum için yakın zaman John Green okumak istemiyordum ama hediye olunca hemen okumak istedim. Çok beğeneceğimi düşünmüyordum Alaska'da biraz öyle olmuştu. Fakat çok çok beğendim, son sayfalara doğru ağlaya ağlaya okudum. 
  Karakterler yine 16-17 yaşında, kanserle mücadele, hayaller, umutsuzluklar bununla birlikte aşkları. Bu türe bayılmam ama beni derinden etkiledi. Yazarın anlatım dili bu kez daha çok hoşuma gitti bu nedenle kitap kendine hapsedip hemencecik bitiyor. Okuyanlar bilir sonundaki bitme yada bitememe esprisi hoşuma gitti. Keşke bizde öğrenebilsek diye düşünmüyor değilim. 


7 Eylül 2013

Çavdar Tarlasında Çocuklar - J.D. Salinger



Yapı Kredi Yayınları
198 Sayfa

  Kitap Kardeşiliği Eylül kitabımızdı. Kitabı elime aldığımda dikkatimi çok çeken bir şey vardı. Bütün kitaplarım arasında en sade (ya da boş mu desek?) kapağa sahip. Arka kapakta kısa da olsa kitapla ilgili bir şeyler yazmasını tercih ederdim.
  Le Monde'un yüzyılın 100 kitap listesine girmiş bir kitap ki listede çok hoş kitaplar duruyor, yavaş yavaş bu listeyi bitirmekte hoş olabilir. Kitap duyulan, okunan eserlerden merak etmiyor değildim ama konusu neymiş diye bir kere bile bakmadım. O yüzden okurken tam bir sürpriz yaşadım. 1950'lerde yazılması ve okutulan kitaplardan olduğu için üslup olarak daha klasik havasına yakın beklerken sanki günümüzde yazılmış gibi bir izlenim bıraktı bende. Belki kitap o dönemlerde bu yüzden parlaktı. 
  Kahraman bakış açısıyla kitap ilerliyor. Bazı kelimeleri çok tekrar etmesiyle ağzınıza dolanması olasılığı büyük; vay canına, buna biterim, ahbap... gibi. Madem kitabın dili böyle o zaman kitabın sonunda değişik şaşırtıcı, bir şey oldu o yüzden listededir herhalde diye düşünüyordum ki o da olmadı. Çavdar tarlasına gidecekler mi acaba diye okudum o da tutmadı. Ve bitti, hep alışmışım sonunda bir şeyler bekleyerek okumayı bu da bana şok etkisiyle geri döndü. Belki de bu yüzden beğenemedim seni, güle güle Holden. 


4 Eylül 2013

Şimşek Hırsızı, Canavarlar Denizi - Rick Riordan (Percy Jackson ve Olimposlular #1 #2)



Doğan Egmont 
363-281 Sayfa

  Canavarlar Denizi'ni fragmandan görüp beğenince kitaplarını hemen okuyup giderim diye düşünüyordum. Ama maalesef 3D ve altyazılı isteyince ve sinemada istediğim 2 hafta kalınca gidemedim :(  Neyse ki bende birinci filmi evde izleyip biraz kendimi kandırdım.
  Kitaplara gelince hitap ettiği yaş aralığını düşündüğümüzde normal ama yazım dili olarak sevsem mi karar veremedim hala. Mitolojinin zenginliğiyle yazarın bunu kendine uyarlaması güzel. Mitolojiyle yeni tanışanlar için eğlenceli olmuş. Kitapların öyle bir kurgusu var ki macerası hiç bitmiyor ve her anı gözümüzün önüne getirip canlandırabiliyor. Bu açıdan da sevdim.
  Şimşek Hırsızı filmine gelecek olursam kitapta olayları izleyebildiğiniz için filmleştirilmiş halini çok sevemedim ama görsel efekt olarak güzeldi. Bir de filmde kitaba sadece mekan ve bazı kişilere bağlı kalınmış. İzlemek istediğim karakterleri bulamayınca da hoş olmuyor. 
  Başlamak istediğim bir seriye başlayıp yavaşta olsa devamını getireceğim için mutluyum. 

1 Eylül 2013

Şeker Portakalı - José Mauro De Vasconcelos



Can Yayınları
183 Sayfa

  İlkokul,ortaokuldayken çoğu arkadaşımda gördüğüm bir kitaptı. Çoğu kişide görünce okuma isteği gelmemişti. Keşke alıp okusaymışım nasıl pişmanım. Çocukluğumda Zeze'ye daha bağlanabilirdim ama bu demek değil ki şimdi bağlanamadım. Kitap öyle bir içine çekti ki son sayfaları ağlayarak okudum. Beni bu kadar etkileyeceğini tahmin etmemiştim. 
  Yaramazlık yapan çocuklara sinir olabiliriz ama onların hayalleri, küçücük umutları insanın içine işler. Bence bu kitap böyle yerinde duramayan çocuklara sahip ebeveynlerinde okuması hoş olur, çocuklarını anlarlar diye düşünüyorum. 
  Hala okumayanlardansanız böyle bir kitabı kaçırdığınız için pişman olabilirsiniz. Keşke benim öğretmenlerim de bu kitabı ödev diye verip okutsalarmış diye düşünmeden de edemiyorum. 

24 Ağustos 2013

Şirinler 2


  Filmin vizyondaki son haftalarında gidebilince maalesef altyazılıya gidemedim. Ama ilk filminde de sinemada gidemediğim için dublajlı da olsa gittim. Fakat Şirine'nin sesini hiç sevmedim. Arkadaşım filme gitmeden önce Gargamel'i çok yüceltmişler beni biraz rahatsız etti deyince inanamamıştım ama gittiğimde gördüm haksız sayılmazmış. Şirine neden tek diye önceden hiç araştırma yapmamışım meğersem bu benim için sürpriz oldu diyebilirim. 
  Paris'i Şirinler'le görmek çok zevkli idi. Haylazlıkları da çok sevimliydi. Yeni karakterle Şirine açısından sevindirici :) İlk filmi daha çok sevmiş olsam da bunu da beğendim. Çocukluğa götürüp duruyor...


Kitap Alışverişi 8



  Geçtiğimiz haftalarda İdefix'te  Edgar Allan Poe kitabında %50 indirim vardı ve ben onu beklerken kaçırmışım, çok üzülmüştüm. Neyse ki İlknokta'da öykü kitabında %50 indirimi görünce çok sevindim. Percy Jackson ve olimposlular almak istiyordum çünkü Canarvarlar Denizi'ne sinema gitmek istiyorum kitaplarını okumadan gitmek istemiyorum. Kitap Kardeşliği Eylül ayı oylaması varken hislerime (!) güvenerek Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı aldım ve bir kaç saat sonra Eylül kitabımız olduğunu öğrenince çok sevindim. Yaklaşık bir hafta da sipariş elimde oldu, Hepsiburada ve D&R hızına alışınca biraz beklemek zor oldu ama çok güzel ayraçlar vermişler.
  Gerisi de D&R'ın 10 Tl ve 5 Tl kampanyasından. Ruth Rendell Doğan Kitap indirimiyle 5 Tl, diğerleri 10 Tl. Tatlı Bela'da kararsız kalmıştım ama alıyım nolcak diyerek elimdeydi. İndirimler vs. diyerek okumadıklarım okuduklarımı geçiyor... 

23 Ağustos 2013

Ruhsuz - Jodi Meadows



DEX Yayınları
341 Sayfa

  5000 yıldır yaşayan ruhlar yaşamlarını beden değiştirerek sürüyorlar. Fakat aralarında daha 18 yaşında olan Ana adında bir Yeniruh vardır fakat o doğduğunda başka bir ruh ölmüştür ve bu ilk kez olmuştur. Kitabın başlarındayken ben buna benzer bir şey okudum neydi diye düşünüp bulamazken Drwilldone sayesinde Göçebe olduğunu anımsadım. Göçebeye benzetmemin nedeni ruhların farklı bedenlerde yaşaması ama Göçebe'de ruhlar insanların ruhlarını da ele geçiriyorlardı. Ruhsuz'da böyle bir şey yok. 
  Kitap hava perileri,ejderhalar gibi fantastik ögeler içeriyor ama nedense ben bu fantastik dünyanın içine pek giremedim. Biraz anlatım eksikliği vardı bu konuda ama karakterler arasındaki anlatım daha başarılıydı. Bu nedenle bana ejderhalar zorla koyulmuş gibi geldi.
 Kitabı sevip sevmemekte de kararsızım fakat ağır kitaplardan sonra rahatlatıcı olması çabucak bitirileceklerden oluyor. Seriyi nasıl bitirecek acaba o biraz merak konusu. Kitap kapakları o kadar güzel ki okudukça kelebek kanatlarının ne kadar bütünleştiğini anlıyorsunuz. Bu kitabı da kapağı için aldığım aşikar sanırım. Bu yüzden kapağı için bile şans verebilirsiniz belki de kitabı benden çok seversiniz kim bilir :)