Kitap Oburları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Oburları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2016

[Blog Tur] Dark Net - Jamie Bartlett


Kitap: Dark Net / The Dark Net: Insıde the Digital Underworld
Yazar: Jamie Bartlett
Yayınevi: Timaş Yayınları
Tür: Kurgu Dışı, Bilim
Sayfa Sayısı: 304

Birçoğumuzun sürekli ziyaret ettiği, zaman geçirdiği veya işlerini yürüttüğü internette; Google, Twitter, Facebook ve Amazon'un çok ötesinde, özgürlük sınırlarının zorlandığı, insanların istediği kimliğe bürünebildiği ve bu sayede istediğini yapabildiği devasa boyutta gizli bir dünya var.

Bu dünya, son derece özgür ve karmaşık olduğu kadar, aynı zamanda tehlikeli ve rahatsız edici. Üstelik, size düşündüğünüzden çok daha yakın. Jamie Bartlett son yılların en büyük sorunlarından biri olan dijital yeraltı dünyasına bir maceracı gibi dalıyor ve oradan, bire bir tanıklarla edindiği deneyimleri anlatıyor bizlere. Trollerden hackerlara, uyuşturucu tacirlerinden porno yapımcılarına, siyasi fanatiklerden özgürlük taraftarlarına kadar bu çetrefilli dünyayı anlamak adına çalmadık kapı bırakmıyor. Bizler bu karmaşada yolumuzu kaybetmeyelim diye âdeta bize yol gösteriyor.

Dark Net, her gün bir şekilde kulağımıza çalınan fakat çok az bilinen ve keşfedilmemiş bir dünyaydı. Ta ki bu kitaba dek...

Buzdağının görünmeyen kısmını keşfetmeye hazır mısınız?

   Gizem tur kitabı olarak bunu önerdiğinde heyecanlandım ama sonrasına elime almak istediğimde okuyamadım çünkü okumak için motivasyon eksikliği çekiyordum. Daha sonra Pınar ile görüştüğümüzde kitabın başındaki Suikast Borsası'ndan bahsetti ve ilgimi çekmesine yetti. Örneğin bir kişinin ismini yazıyorsunuz üstüne parayı koyuyorsunuz ve öleceği zamanı tahmin ediyorsunuz. Doğru bilen paranın hepsini alıyor ve kitapta anlatılana göre hiç de azımsanacak bir borsa değil. Kitabın ön okumasından da bununla ilgili bölümü okuyabilirsiniz. Link burada. 

   Kitap iyi bir araştırmanın ürünü ve 50 sayfalık notlar kısmı ve yazarın her sözünün kaynağının olması doğruluk şüphesini ortadan kaldırıyor. İnternet kullanıcıları olarak internetin küreselleşmesi, yakınları uzak etmesi, her bilgiye sınırsız ulaşım gibi faydalarını çokca sayabiliriz. Medya üstüne, internet üstüne teoriler de oldukça fazla. Fakat her aydınlığın karanlığı olması gibi internetin de karanlık tarafını Dark Net ortaya koyuyor. 

   Yazar internetin ortaya çıktığı yılları ve kullandığı zamanları anlatırken gözüme hep eve internetin gelişi canlıyor. İnternete bağlanma sesi o kadar nostaljik geliyor ki o sese denk geldiğimde hüzünleniyorum. Çocuksu heyecanlanlarla internetin bağlanmasını beklemek, bağlandıktan sonra yeni bir şeyler keşfetmek, forumlarda dolanmak, o anları hatırlamak hem hüzünlendiriyor hem de bir konuyu kitapla birlikte net hatırlıyorum: İnternette anonim olarak gezmek. Forumlarda nickname alıp dolanmak, istediğin bir kişinin karakterine bürünmek gibi içinde gizem barındıranlar ilgi çekici de geliyor.  Dark Net'de bu gizemin araştırmasını Troller bölümüyle acımasızca ortaya koyuyor ve daha birçok şeyi de. 

   Devletten bağımsız olmak, özgürleşmek, ekonomik olarak da özgürleşmek, paranın değerinin bile Bitcoin olarak ortada dolanması internetin yeraltında neler döndüğünü okudukça korkmadım değil. Bunun yanısıra kitap bir noktaya da parmak basıyor: Dijital dünyada beğenilme, kendimize bu dünyada yer bulma arzusuyla kişisel ve özel bilgilerimizi bile tanımadığımız birçok kişiyle paylaşıyoruz ve bu devam edecek. Yakın zamanda gördüm ki bununla başa çıkmakta zorlananlar da oluyor. 

  Kitap bu kadar karanlıktan bahsederken karanlığın içindeki aydınlığı da değiniyor. Bu durum acaba internetin yeraltı dünyası olması iyi bir şey mi sorusunu aklıma getirirken daha birçoğunu da beraberinde geliyor. Yazarın kitabı iyi bir dille yazıp gerçekte var olan kişilerle konuşup bazı durumları ve olayları da denemesi internet kullanıcılarının ilgisini çekebileceğini düşünüyorum. Ayrıca bölüm bölüm ele aldığı konularla da farklı deneyimleri ve internetin farklı kullanım yöntemlerini de yazar başarılı bir şekilde ele almış. 


   Jamie Bartlett, İngiltere'de Demos adlı düşünce ve politika ile ilgili bir enstitüde Sosyal Medya Analizleri biriminde yöneticidir. Kendisine göre korkunç olan makaleler yazar ve bunların çoğu teknoloji, toplum, politika ve internet kültürü hakkındadır. Kendi internet sitesinde de bu yazıları yayınlar. Ayrıca Ted ve Google gibi birçok yer de konuşmalar gerçekleştirmiştir. 




28 Ekim 2016

[Blog Tur] Kazananın Laneti - Marie Rutkoski | Ön Okuma


Ya aşkı kazanmak onurunu kaybetmek anlamına geliyorsa?

Kitap: Kazananın Laneti / The Winner's Curse (The Winner's Triology #1)
Yazar: Marie Rutkoski
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: High Fantasy, Genç Yetişkin, Romantizm
Sayfa Sayısı: 363


İstediğin şeyi kazanmak, sevdiğin her şeye mal olabilir.

On yedi yaşındaki Kestrel, bir generalin kızı olarak savurgan ve ayrıcalıklı hayatının tadını çıkarmaktadır. Arin'in ise sırtındaki giysilerinden başka bir şeyi yoktur.



Kestrel, Arin'i kendisine bağlayan fevri bir karar alır ve bununla savaşmaya çalışsalar da birbirlerine âşık olmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Ancak genç âşıkların dünyasında, isyan, düellolar, ahlaksız söylentiler, kirli sırlar ve her şeyin tehlikede olduğu oyunlar hüküm sürmektedir. Birlikte olabilmek için halklarına; ülkelerine sadık kalmak için ise birbirlerine ihanet etmelidirler.


  İki yıl önce bu zamanlarda yurtdışında geçici bir süre kalırken bulunduğum bölgedeki kütüphaneye uğrayıp okuyacak bir kitap arıyordum ve bu kitap karşıma çıktı. The Codex'in bu kitabı çok sevdiğini biliyordum o yüzden kitabı okumak isteyip kütüphaneden ödünç aldım. İlk birkaç bölümü okuyup yoğunluğumdan dolayı okuyasım gelmediği için kitabı bitiremeden geri vermiştim. Böylece kitap ile tanışma hikayesi de bitmiş oldu. 

  Gerçek şu ki kitabı okumayı düşünüyordum ama çok da heves etmemiştim çünkü hem tanışmamız yarım kaldı hem de genç yetişkin okumaktan soğudum. Soğumamın nedeni ise yazarların üslubundan kaynaklı diyebilirim. Kazananın Laneti ise beni bu noktada şaşırttı çünkü yazım dili beklediğimden çok iyi ve beni yaşanan olaylardan soğutacak kadar aşk durumu abartılmamış ki bana göre dozunda bırakılmış. 

  Kitabın konusunu da sevdim ve bunun sebebi yazarın notunda bahsettiği gibi müzayedelerdeki ''Kazananın Laneti'' fikrinden yola çıkıp bunu kendi dünyasıyla birleştirmesi. Sonucunda da kurgusu iyi, karakterleri düzgün, üslup da tam kararında olunca okuması keyifli ve serinin devamını bekleten bir kitap ortaya çıkmış. 

  Kitaptaki konuya değinmek istemiyorum çünkü aşağıya ön okumasını ve biraz da fotoğraf ekliyorum. Keyifli okumalar ^-^






27 Şubat 2016

[Blog Tur] Linger No:1 Ölüm Vahşi Bir Gecedir - Edward Fallon | Alıntılar


Kitap: Linger No:1 Ölüm Vahşi Bir Gecedir / Dying is a Wild Night ( A Linger Thriller #1)
Yazar: Edward Fallon
Yayınevi: İndigo Kitap
Tür: Fantastik, Korku
Sayfa Sayısı: 285 Sayfa

   Lise ikinci sınıfta yaz tatilinde sıkıntıdan elime aldığım polisiye bir romanla kitap okuma alışkanlığım hızla gelişmişti çünkü elimden hiçbir polisiye, korku romanlarını bırakamıyrdum. Hala daha ara ara çok severek okurum. Bu nedenle hafif fantastik ve korku ögelerinin birleşimi olan Linger'ı görünce şöyle böyle umutluydum. 

   İlk bölümlerinden itibaren bir gizemle başlayan kitap, daha sonraları içine gerçekten çekmeyi başarıyor ve kısa sürede bitirttiriyor. Fakat belli bir noktaya kadar basımda yazım hataları o kadar çoktu ki kitaptan bir soğuma geliyor. Yine de kitaba başlayınca klasik polisiye tadı geliyordu ama öyle bir karakter ortaya giriyor ki ortamı fantastik bir havayla dolduruyor. Sonu açıkcası beni fazlasıyla tatmin etti ve merak ettirdi ki zaten bu seri şuan 5 kitaplık bir seriymiş. Güzel bir kitap ve biraz yazım hatalarına uğramış maalesef ama seriye devam etmem sanırım.

ALINTILAR

- Sesindeki zehri hissedince şaşırdı ama yarası hâlâ açıktı ve onu saklayacak havasında değildi. 
- O gün gelecekti. Adı gibi emindi bundan.
Ve geldiğinde de, öfkesini kana bulayacaktı. 
-... sevdiğiniz insanların sanki hastalıklı birer hayvanmış gibi kesilmelerinin nasıl hissettirdiğini anlamadığımı söyleyerek sizi aşağılamayacağım. 
- Sen Tanrı rolünü oynayıp insanların gelecekleri üzerine sadece varsayımlar ve paranoyak fantezilere dayanarak kararlar veriyorsun... 
- Eğer insanlar bu çizimleri neden yaptığımı bilseydi, yeteneğime özenmezlerdi.
- Hissedebiliyorum, Kate. Her tarafımdalar, hissedebiliyorum. 
- Şu an için önemli olan tek şey nereye gittiğimiz.


6 Şubat 2016

[Blog Tur] Cadı Avcısı - Virginia Boecker | Kitap Kapakları


 

Kitap: Cadı Avcısı / The Witch Hunter (The Witch Hunter #1)
Yazar: Virginia Boecker
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Tür: Fantastik, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 397 Sayfa

   Küçüklüğümden beri cadılı, büyülü şeyler hep ilgimi çekmiştir. Sanırım bu çocukken 2000'li yıllarda Atv'de yayınlanan Sabrina The Teenage Witch'i kaçırmadan izlememle de ilgili olabilir. Ondan sonra da fantastik dünyaya ve ilginç büyülere Harry Potter'ı hiç kaçırmadan sinemada izlememle ilgim tavan yapmıştı. Hâl böyle olunca da Cadı Avcısı'nı Kitap Oburları olarak okuyacağımızı öğrenince çok sevindim. 


   Cadı Avcısı 16. yüzyılın alternatif İngiltere versiyonunda geçen bir kitap. Ana karakter Elizabeth Gray Kral'ın en iyi cadı avcılarından biridir ama bir anda kendisinin cadı olduğu söylenerek tutuklanır. Hapishanede ise en iyi arkadaşından gelecek yardımı beklerken bambaşka biri kızımızı kurtarmaya çalışır. Daha sonrada tüm bildiğim doğrular yanlış mıydı acaba diye tereddütlü bir şekilde dolanır. Arka planda olan daha birçok şey var ama kitabın büyüsünü bozmak istemediğim için yazamıyorum. Bazen kitapları konusu çok okumadan beklentisiz bir şekilde okumak kitaptan daha çok tatmin olmamızı sağlıyor. Bu kitapta öyle bir şey. Konusu doğru düzgün bilmeden cadılarla ilgili olduğunu ve yorumlarını güzel bulunca konusuna bakmadan okudum ve iyi ki öyle yapmışım diyorum. 


   Kitabı genel olarak beğendim. İlk başlarda ve biraz ortada konunun yavaş ilerlemesiyle sıkıldığım yerler oldu ama kitapta merak unsuru çok fazla olduğu için bir sayfa daha, hadi birkaç sayfa daha diyerek sayfaları çevirdim. Cadı Avcısı'nda okuru ters düz edecek unsur da çok fazlaydı ki bu da kitabı merakla okuttuğunun gerçeği. Maalesef, kitapta sevmediğim birkaç unsur var. Olayların 16. yüzyılda geçmesine rağmen ben hiç 16. yüzyıl tadı alamadım. Diğer unsur ise ana karakterin düşüncelerinin çok fazla tutulması. Biraz kişisel olsa da daha fazla büyü ile ilgili bir şeyler beklerdim. 


   Sevmediğim yanlar çok kişisel olduğu için kitabın güzel kurgusunu etkilemeyecek şeyler, hatta son kısımları sayfaları hızla çevirttirdi. Yabancı Yayınları'da öyle bir baskı yapmış ki şurada neler neler yazardım ama hemen aşağıda ülkelere göre kapak karşılaştırmasında beğenimi dile getireceğim. 


KİTAP KAPAKLARI

İlk olarak Alman edisyonu ile başlayalım. Cadı Avcısı'nın karanlık kitap kapakları yerine çok zıt bir şekilde bembeyaz yapmaya karar vermişler. Bazı değişikleri farklı olmak için yaparız ama başarısız olup herkesin içinde sırıtırız ya, bu da öyle bir durum olmuş. Fikir güzel ama uygulanışını sevmedim. Beyaz saçlı model ve beyaz arkaplan güzel olmuş fakat aman kitabımızın kapağı boş kalmasın diye ne varsa koymuşlar. T ve N harflerinin çubuklarını kullanarak anahtar yapmaya çalışmışlar ama N'nin altındaki anahtar parçası o kadar bağımsız duruyor ki ilk başta puzzle parçası sandım. Daha güzel bir şekilde uygulayabilirlerdi. Anahtarın süs bölümünün iki yanında ise Cadı Avcılarının mühürlerini yerleştirelim demişler ve yine olmamış. Hele ki kuşlar! Dur üst traraf çok boş kalmış iki de kuş serpişterilim diye doldurma çabasına girmişler. Tasarımda, basitlik en güzelidir ilkesi vardır. Bu kapağı sade bıraksalarmış daha güzel etkisi olacakken zorla doldurmalarla arkaplanın güzelliğini öldürmüşler. Zaten kitabın konusuyla kapağında pek örtüştüğü söylenemez. Puanım: 2

İngiltere baskısında etraftaki siyah semboller, karanlık havası ve tipografisinde yani yazılarda kullandığı sembollerle I yerine ok yapmaları gibi başarılı bir kapak olmuş. Ortadaki sembolle de çalılarla cadılığı ve ortasını delen kılıçla da cadı avını güzel yansıtmış.  Sedefli bir kağıtta ve kabartmalı bir şekilde ciltli çıksaydı eminim çok güzel dururdu ama normal kapak tercih ettikleri için çok etkileyici de gelmiyor. Yine de tasarımı beğendim. Puanım: 4







Amerika versiyonu ise çok etkileyici bir kapak tasarımıyla karşımıza çıkıyor. Ortaki daire sembolü ile başlayan kızıllık, en dıştaki yılan çemberinin sarılığı ile ben burdayım diyor. The Witch Hunter'daki tipografik oynalamalar ise başarılı bir şekilde merkeze yerleştirilmiş. Baskısı ise ciltli ve parlak şömiz ile satışa sunulmuş. Fotoğraflarda o parlaklık biraz ucuz görünüyor bana göre. Geneli mat oluğ sembollere parlaklık verilip ve kabartma yazı ile belki daha iyi olabilirdi. Zaten kabartma yazılı imiş ama tamamen parlak kağıtta etkisi yitiyor gibi gözüküyor. Ayrıca bu edisyonda kitabın başında Londra'nın merkezinin Cadı Avcısı'na uyarlanmış bir haritası var. Görsellik açısından güzel gözüküyor. Birkaç baskıda beğenmediğim noktalar olsa da genel olarak tasarımı beğendim. Puanım: 5



Gelelim Türkiye baskısına. Yabancı Yayınları baskılarında çıtayı o kadar çok yükseltti ki elimizdeki cilti kitaplar bile bunun yanında çok boş kalıyor. Sayfanın altına ekleyeceğim fotoğraflar ile bunu çok net anlayacaksınız. Tasarıma ilk baktığımızda İngiltere ve Amerika versiyonlarının karışımı gibi olmuş. İngiltere versiyonundaki sembollerin biraz farklısı beyaz olarak kullanılmış. Ayrıca İngiltere baskısıdaki kılıçlı sembol ise kitap ayracı olarak geliyor. Kapakta geri kalana baktığımızda Amerika versiyonun aynısı ama baskı da Yabancı Yayınları fark atıyor. Saydam şömiz ile sembolleri ve yazıları toplayıp ciltli kapağında ise turuncu sembolleri tek bırakıyor. Böylece iki farklı seçeneği tek bir kitapta toplandığı söylenebilir. Kapağın iç sayfalarında da semboller yer alıyor. Gerçekten harika bir şekilde basılıp okuyucuya da uçuk fiyatlarla sunmayıp bizi de bu baskıdan mahrum etmiyor. Kitabın detaylı fotoğraflarını Kitap Oburları Facebook sayfasından veya biraz aşağıda bir kısmını bulabilirsiniz. Puanım: Yıldızlı *5*














15 Aralık 2015

[Blog Tur] Kan Kırmızı Yol - Moira Young | Alıntılar



Kitap: Kan Kırmızı Yol / Blood Red Road (Dust Lands #1)
Yazar: Moira Young
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Tür: Distopya, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 448 Sayfa

  Bu kitaba beklentim düşük başladım nedeni ise şöyle: Nasıl olsa distopya değil mi, artık hepsi aynı gibi geliyor benim için. Yazarlar 16 yaşında bir kız, dünyasında çok önemli olur, kahraman olur. Kavuşamadığı aşkına da sonunda kavuşur, oh bitti diye kafamda kuruyordum. Kan Kırmızı Yol beni ters köşe yaptı. 

 İlk başlarında kitap çok içine alamadı çeviri sorunu nedeniyle sanırım çünkü aslında kitap güzel, hemen konuya girerek başladı. Kimsenin süper güçleri olmadığı, gayet sade hayat süren 'normal' insanlar olarak devam ediyor. Bu benim için kitabı sevdiren bir yön çünkü aşırı hayat yaşayan karakterli ya da süper güçleri olan distoptayalara çok alışınca bir normal olsun diyorum açıkcası. 

  16 yaşında süper güçlerine kavuşan, hayatı birden değişen karakterler de yok. 18 yaşında ana karakter Saba'nın ikiz erkek kardeşi Lugh kaçırılınca serüvene başlıyor. Bu serüvenle birlikte kimse, herşey benim omuzlarım üstünde demiyor çünkü Saba'nın tek amacı kardeşini kurtarmak. Kimin başına böyle bir şey gelse yapacağı şey, 'normal' bir şey. Elbette bu serüven kolay geçmeyecek ama hiç bir sıkıcı yanı yoktu çünkü kitaptaki hareketlilik, aksiyon duygusu hiç bitmiyor. 

  Ephesus Yayınları bu kitabı çıkarmak için çok oyalasa da iyi ki çıkmış okumuşum diyorum çünkü genelleşmiş distopyalar içinde farklı bir distopya ve heyecanla başladığı gibi sonunda da heyecanla biten bir kitap okudum ve okumak isteyenlere de tavsiye ederim. 

  Kan Kırmızı Yol'a ulaşmak için Kitap Oburları Facebook sayfasından 2 kitap, Instagram sayfasında 1 kitap yani toplamda 3 kitaptan biri çekilişe katılarak sizin olabilir. Acele edin!



























ALINTILAR

- “Herhangi bir zamanda herhangi bir şey yaptığında, ruhundan küçük bir parçanın o şeye girdiğini biliyor muydun?”

- “Özür dilerim,” diyorum.
“Niçin?” diyor.
“Daima şey olduğum için... bilirsin... çok…”
“Nankör mü?” diyor.
“Evet,” diyorum.
“Huysuz mu?”
“Öyle tahmin ediyorum.”
“Kaba mı? Dik kafalı? Sert mi?”
“Sert değilim!”
“Ah evet, sertsin. Hem de çok. Ama ben bir kadında bunu severim.”

- Lugh daima öndedir. Bense onu takip ederim. Gayet güzel. Gayet doğru. Olması gereken de bu.

- “Tontonlar bazen seni asarlar, bazen kafanı kesip büyük bir çiviye takarlar. Ama daima yüze kül sürerler. Böylelikle onların bölgesinde olduğunu anlarsın. Akıllı adam bunu görür, arkasına döner ve kaçabildiği kadar hızlı kaçarak bu cehennemden kurtulur.”
“Fakat biz dönmüyoruz,” diyorum.
“Hayır,” diyor. “Akıllılık benim amaç edindiğim bir erdem değil.”

- Lugh bir güneş gibi ışıldar. Bu durum onu bulmalarını kolaylaştırmış olmalı. Tek yapmaları gereken Lugh’un ışığını takip etmekti.

- “Üç kuralını işittin mi hiç? Eğer birinin hayatını üç kere kurtarırsan, onun hayatı sana aittir. Bugün hayatımı kurtardın, elde var bir. İki kere daha kurtarırsan tamamen seninim.”

3 Aralık 2015

[Blog Tur] Kızıl Kraliçe - Victoria Aveyard



Kitap: Kızıl Kraliçe / Red Queen
Yazar: Victoria Aveyard
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Tür: Distopya
Sayfa Sayısı: 388 Sayfa

   Kitap ilk çıktığı zaman Amerika'daydım ve kocaman sıra sıra dizilmiş Red Queen kitapları vardı. Kapak zaten o kadar göz kamaştırıcı ki istemsiz olarak gözünüz raflara gidiyordu. Orada her bir rafa saldırdığım için Kızıl Kraliçe'nin kapağının güzelliğine ve kalitesine bakıp başka raflara doğru yol almıştım. Fakat kitabın bir başarı getireceği o tanıtımlardan belliydi ki daha yeni açıklanan Goodreads sonuçlarına göre en iyi çıkış yapan yazar ödülünü de almış oldu. 

  Kızıl Kraliçe'den çok çok büyük bir beklentim yoktu ama insan kitabı eline alıp kapağı görünce ister istemez beklentiye giriyor. Zaten Pegasus Yayınları kitabı harika bir şekilde yayınladılar ve tanıtım için gelen kutusuyla birlikte vitrine koyup izlemelik gibi olmuş. İç sayfalar da kaliteli keza çevirisi de. 

  Bu kadar kapaktan, kaliteden bahsettikten sonra gelelim kitap nasıl? Dürüst olmak gerekirse beklentimi tatmin etmedi. Sanki hep okuduğum diğer distopya kitaplarından pek farkı yokmuş gibi. Krallık bölümü sanki başka bir kitaptan, karakterlerin süper özellikleri sanki başka bir hikayeden, kardeş teması başka bir yerden gelip bu kitapta toplanıp önümüze sunulmuş gibi hissettim. Kitaba kötü demiyorum hatta hikayenin gidişe tahmin edilebilir olsa da hoşuma gitti fakat çok da bilindik bir roman okuyormuş gibiydim. O yüzden mutlaka alıp okunmalı diyemiyor olsam da Goodreads ödüllü Pegasus kalitesiyle Kızıl Kraliçe'yi okuma şansını kaçırmayın. ^-^



17 Ağustos 2015

[Blog Tur] Kafes - Josh Malerman | Yazar Tanıtımı


Kitap: Kafes / Birdbox
Yazar: Josh Malerman
Yayınevi: İthaki Yayınları
Tür: Gerilim, Korku
Sayfa Sayısı: 330 Sayfa

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?


   Uzun zaman sonra Kitap Oburları adına evime gelen kargo sevincini yaşadım, o sevinç o kadar büyüktü ki kitabı poşetten çıkaracağım diye sakarlık da yaptım. Kargoyu açtığımda ise bir vaooov etkisi oldu çünkü kitap bez bir torba içinden çok güzel bir kapak tasarımıyla çıktı. Hâl böyle olunca kitap daha okunmadan 1-0 öne geçmiş oldu. 

   Bana göre iyi bir korku, gerilim veya polisiye kitabı sizi gece boyunca merak,heyecan ve gerilim duygularının baskılarından dolayı uyutamayacak ve kitabı bıraktığınız anda kitaptaki kurguyu düşündürüp durdurtacak bir yapıya sahip olmalı. Bu türde kaliteli kitap bulabilmek zor olabiliyor ama çok uzaklarda da aramaya gerek yok Kafes karşınızda. 

   Kurgusunu çok beğendim ki zaten müzisyen bir yazardan işitme duyusunu öne çıkarması çok güzel bir şekilde hissettiriliyor. Gözlerin kapatılıp işitilen ya da küçücük mimiklerin bile fark edilip betimlenmesini yazar çok güzel yansıtmış, yanında da gerilimle içten içe vücudun soğuması da cabası. Kafes'i çok beğendim, sadece sonu biraz tahmin edilebilir olduğu için tam anlamıyla tatmin olmadım ama bu kitabı çok etkileyen bir şey değil. Ayrıca benim tek pişmanlığım vaktim olsaydı da kitabı gece uykusuz kalarak okuyup tek seferde bitirebilseydim, çünkü bu kitap benim için gece soluksuz okunacak kitaplar arasında. 

   Eğer beni bu tür kitaplar çok etkiliyor diyorsanız yine de bir şans verin çünkü kurgunun güzelliği, duygu yoğunluğu, hayatta kalma çabası kitabın gerilimine ağır basıyor. 

   Bu gece bitecek Kitap Oburları Facebook sayfasındaki Kafes çekilişine ve yarın gece bitecek olan Kitap Oburları İnstagram çekilişine katılmayı unutmayın. 

YAZAR TANITIMI


   Amerikalı yazar ve The High Strung adlı rock grubunun solisti Amerika'nın Michigan eyaletinde yaşamaktadır. 
   Malerman ilkokul 5. sınıftayken uzay yolculuğu yapan bir köpek hakkında yazmaya başlamıştır. Korku türüne olan ilgisi ise kardeşi ve kuzeniyle basketbol oynarken amcasının onu içeri çağırıp Josh'un izlemek isteyebileceği bir film olan Twilight Zone: the Movie'yi açmasıyla başlamıştır. 
   Yazarın çalışma rutini günde bir kaç bin kelime yazmasıyla oluşmaktadır. Eğer bir kitabı yazmaya başlarsa, onu bitirene kadar kitabın üstünde çalışıp daha sonra düzeltmelere ve tekrar yazmaları yapar. Kafes'i de günde ortalama 4300 kelime gibi bir rakamla yazmıştır.
   Robert McCammon, Peter Straub, Brian Keene sevdiği yazarlardan birkaçıdır. Önerdiği kitaplardan birisi ise Phil Rickman’dan Curfew.


14 - 17 Ağustos Tur Programı

14 Ağustos raflarinarasindan.blogspot.com | Ön Okuma
15 Ağustos sohbetedecekkimseyok.blogspot.com | Kitap Yorumu
15 Ağustos  kutsalyorumcu.blogspot.com | Alıntılar
16 Ağustos pinucciasbooks.blogspot.com |  Bunları Biliyor musunuz?
16 Ağustos thcodex.blogspot.com | Tanıtım Videosu
17 Ağustos segesegese.blogspot.com | Yazar Tanıtımı






16 Ocak 2015

[Blog Tur] Kördüğüm - Calia Read | Bunları Biliyor Musunuz?


"...en temiz ruhların bile içinde bir parça karanlık vardır."

Kitap: Kördüğüm / Unravel
Yazar: Calia Read
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Tür: Yeni Yetişkin, Romantizm
Sayfa Sayısı: 332 Sayfa

Bir ay önce, akıl hastanesine yatırıldım. 

Dün, Lachlan ziyaretime geldi. Beni öptü ve aklımı kaçırmaya başladığımı söyledi. Saatler sonra Max düşüncelerimi işgal etti; deli olmadığımı ve bana ihtiyacı olduğunu hatırlattı. 

Birkaç dakika önce geçmişimi aydınlatmaya çalışarak gerçeklikten daha da uzaklaştım… 

Şimdi, herkes benim aklımı kaçırdığımı düşünüyor ama ben onun gerçek olduğunu ve ne gördüğümü biliyorum… 

Bana inanıyor musun?

  Merhaba! Blogum son zamanlarda sadece Kitap Oburlari icin var olsa da yakin zamanda geri donus yapabilecegime inaniyorum. Bunu daha once de soylemistim sanki. 

  Bu kitap Yabanci yayinlari sayesinde en bos ve en kitaba susamis zamanlarda elime gecti ve haliyle cok kisa surede biten bir kitap oldu. Bunun asil nedeni de kitabin gercekten etkileyici olmasi. Arka kapagi ilk okudugumda ve kitabin ilk baslarinda, bu kitap gercekten cok normal genc yetiskin tarzinda ve heyeanlandirmayan bir sekilde gider diye atip tutuyordum. Nereden bilebilirdim ki sonlara dogru gercekten sevebilecegimi. Karakterlerin anlatilmasi, konunun anlatilmasi zor. Her seyin okudukca netlik saglandigi bir kitap ve farkina varinca "Aaa" tepkisi yuzunuzde olusuyor. Karakterlerin psikolojisi yonunden iyi bir sekilde yansitilip okurken bana biraz Sirca Fanus adli romani hatirlatti, ki bu da sevdigim bir sey.

  Eger bu turlere karsi ilgi duyuyorsaniz kesinlikle sevebileceginiz dusundugum bir kitap. Her seyin dozajinda oldugu bir anlatim kitabi kesinlikle daha cok sevdiriyor. Simdi turdaki en zevkli noktalardan biri olan bilinmeyenleri okumak ve sizler icin asagida hepsi sirali. Keyifli okumalar!

Bunları Biliyor Musunuz?

- Calia Read dort cocugu ve esiyle birlikte Almanya'da yasamaktadir. Esi askeriyede calistigi icin nereye giderse onu takip etmektedir.

- Yazarin ailesindekiler cogunlukla Alman ve Irlandali olmasina ragmen aslen Amerikali'da Illinois eyaletinde kucuk bir kasaba olan Blue Mound'ludur.

- Ailede dort kizdan ikincisidir. Her birinin kendine has ismi vardir ve boylelikle ozgun olan seylere olan aski baslamistir.

- Yazar kendini sessiz, igneleyici ve insanlari izleyen biri olarak tanimlamaktadir.

- Calia Read yazmadigi zamanlarda kitap okur ya da el isi tarzi birseyler yapmaktadir. Ya da aylarca ihmal ettigi evini temizlemektedir.

- Yazar en iyi sessiz bir ortamda yazar, bu yuzden odasinda kucuk bir koseye kurulan masasina kapanir. 

-  Her Liz Reinhardt kitabi Calia Read'i etkisi altina almistir. Bu kitaplar yazarin okudugu ilk Indie turundeki kitaplardir, bu sayede Young Adult ve Adult arasindaki baglantiyi anlamistir. 

- Tanismak istedigi yazarlarin arasinda Melissa Brown, Tarryn Fisher, Willow Aster, Liz Reinhardt ve dahasi vardir.

13 - 18 Ocak Tur Programi

13 Ocak thcodex.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Ön Okuma
14 Ocak raflarinarasindan.blogspot.com  |  Kitap Yorumu
15 Ocak mirielenda.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Alıntılar
16 Ocak segesegese.blogspot.com  |  Kitap Yorumu - Bunları Biliyor Musunuz?
17 Ocak kutsalyorumcu.blogspot.com |  Kitap Yorumu - Yazar Tanıtımı
18 Ocak sohbetedecekkimseyok.blogspot.com  |  Kitap Yorumu

18 Aralık 2014

[Blog Tur] Marslı - Andy Weir


O Dünya'nın en ünlü adamı. Sorun şu ki o Dünya'da değil.

Kitap: Marslı / The Martian
Yazar: Andy Weir
Yayınevi: İthaki Yayınları
Tür: Bilim Kurgu
Sayfa Sayısı: 416 Sayfa
Fiyat: 25 TL

  "Houston, we have a problem!" diyerek hep bir giriş yapmak istemişimdir. Benim geldiğimden beri Houston ile problemlerim var ve bu cümle benim için anlam kazanıyor! Kitap başta bana çekici gelmedi çünkü işlemler beni bunalttı ama buna rağmen okumak zevkliydi diyorum. Aslında okudukça yazar bunları nasıl yazdı, hesapladı, düşündü ve nasıl bu kadar güzel anlattı diye düşünmeden kendimi alamadım. 

  Bana göre çoğu insan hayatının bir evresinde astronat olmak istemiştir, istemese de uzayda hayat nasıl veya Mars'ta hayat nasıl sorularını kendine sormuştur. Cevap bir kitap kadar uzaklıkta! Elbette biliyoruz ki bu bir kurgu ama yine de hesapları gördükçe iyi ki astronatlık hayallerini gerçekleştirmek yada uzay bilimleri okumak gibi bir tercih yapmadığıma seviniyorum. Sanki olacaktı da :)

  Mark Watney'i okurken çok eğlendim, bu kitabın böyle esprilere kesinlikle ihtiyacı vardı ve çevirmen onları çok doğal bir şekilde yansıtmış. Kitap da elbette gözümde canlandıramadığım şeyler oldu ama ben onları bir güzel şekilde kafamda uydurdum ama biliyorum ki NASA'ya gidince kitap hep aklıma gelecek. 

  Houston'da yaklaşık 5 aydır bulunuyorum ve NASA'ya daha gidememem bir ayıp. Tabii NASA'nın bulunduğu konum nedeniyle gitmek zorlaşıyor çünkü Houston KÖYÜ(!) ulaşım için hiç yardımcı değil ama iki ya da üç hafta içinde gidip kitabın hislerini orada yaşamak istiyorum. Belki burayı okuyan yaa ne şanslısın diyebilir ama bir de bana sorun. Neyse burayı bile dertlerimle doldurmadan bitirişi yapıyorum. Marslı aldığı ödülün hakkını kesinlikle veriyor. 

Tur Takvimi

15 Aralık pinucciasbooks.blogspot.com | Kitap Yorumu - Ön Okuma
16 Aralık kutsalyorumcu.blogspot.com | Kitap Yorumu - Alıntılar 
16 Aralık mirielenda.blogspot.com | Bunları Biliyor musunuz?
16 Aralık raflarinarasindan.blogspot.com | Kitap Yorumu - Yazar Tanıtımı 
17 Aralık sssuigenerisss.blogspot.com | Kitap Yorumu - Film Hakkında 
17 Aralık sohbetedecekkimseyok.blogspot.com | Kitap Yorumu 
18 Aralık thcodex.blogspot.com | Kitap Yorumu - Tanıtım Videosu 
18 Aralık segesegese.blogspot.com | Kitap Yorumu