Kitap Ağacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Ağacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2014

Valizimde Gölgeler - Serkan Koktay



Koyu Kitap
287 Sayfa
14 TL

  Açıkçası bu kitabı alırken bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Kesişen hayatlarla karşılaştıkça hem şaşırtan hem de iz bırakan bir kitap.

  Valizinde gölgeler taşıyan bir yolcu. Yolcunun hayatında var olan ve giden insanlar. O insanlar günlük hayattan hepimizin karşına çıkabilecek kişiler. Okuyunca şaşırtan ama sonrasında o olayın aslında günlük yaşam için ne kadar şaşırtıcı olabileceğini fark ettiren bir kitap. Bir de uzun geçmişte savaş zamanında yaşanan olaylardan gelen hatıraların anlatıldığı bölümleri ayrı sevdim. 

  Bu kitabı Haziran başında Kitap Ağacı İstanbul buluşmasına gider ve yazarın sohbetini dinlerim diye hemen okumuştum ama maalesef gidemedim. Yine de okumam benim için iyi oldu. Arada sırada gerçek olaylara dönmek iyi geliyor. Bu kitaptaki Yolcu aslında yazarın tanıdığı biri imiş ve sanırım kitabın devamı çıkabilirmiş. Zaten ucu açık bir kitaptı.

  Kitap ile ilgili tek olumsuz sözüm yayınevinden kaynaklı o da imla hataları. O kadar fazla ki ve kelimenin, cümlenin anlamını değiştirebiliyor. Geri kalan her şey çok güzeldi.



19 Haziran 2014

Yalnız Seni Arıyorum - Orhan Veli




Yapı Kredi Yayınları
160 Sayfa

  Bu kitabı Kitap Ağacında küçük bir grupla desem de yaklaşık 60 civarı kişiyle Pinuccia'nın önerisiyle kitap fidanı olarak okuduk. Kitapta Orhan Veli'nin Nahit Hanıma yazdığı mektuplardan oluşuyor. Ama ne mektuplar! 

  Orhan Veli'nin parasızlıktan mektup bile gönderemediği, üstüne bir ceket bile alamadığı, sevgiye muhtaç ama Nahit Hanım'dan o sevgiyi göremediği mektuplar. Dönemin şartlarını görebilmek için mektuplar büyük bir yol gösterici. Nahit Hanım evli ve Orhan Veli ile bir ilişkisi var. Orhan Veli İstanbul'a gidince mektuplaşmalar artıyor. Ama Orhan Veli'nin mektuplarını okuduğumda Nahit Hanım'dan güzel sözler duymaya ihtiyacı olduğu o kadar belli ki. Nahit Hanım'ın mektuplarını okuyamıyoruz ama Orhan Veli'ye istediklerini vermediği aşikar. Evet mektupları okurken Nahit Hanım'a sinir olsam da tanımadığım, bilmediğim bir kişi için yorum yapamayacağım. Yalnız Nahit Hanım'a kimler aşık değilmiş ki? Bir kadın edebiyatın önde gelenlerini kendisine aşık olduysa kadını biraz kıskanmamak elde değil. 

  Mektuplar kişiye özeldir. Okurken özele giriyormuş gibi olsa da bu mektuplar Orhan Veli'yi daha iyi anlamama yardımcı oldu. Bir de mektuplarını okurken şiirlerini de okuduğum için şiirleri daha farklı gelmeye başladı. Orhan Veli gibi erkekler acılar çekmesin, üzüldüm son mektubunu bile alamadan ölmesine...




26 Nisan 2014

Canım Aliye, Ruhum Filiz - Sabahattin Ali



Yapı Kredi Yayınları
155 Sayfa

  Geçen ay Sabahattin Ali ayı oldu resmen benim için. Kitap Ağacı üyeleriyle yaptığımız Kitap Fidanı ile hep beraber bu kitabı okuduk. Sabahattin Ali yazdıklarıyla herkesi büyülerken eşine ve çocuğuna yazdığı mektuplarla çoğu kişiyi eritmiştir.

  Mektuplar gerçekten romantik ve insanı eriten cinsten. Böyle güzel sözleri nişanlısına yazmışken okuyucu olarak burada ben mahvoldum :) Mektuplarda ilk başlarda nişanlılık döneminde sevgi sözleri hakim, ilerleyen zamanlarda da keza öyle. Sevgi hep hissediliyor. Ama dönem koşulları Sabahattin Ali'nin yazıları yüzünden içeri alınması, yazılarının yayınlanmaması geçim sıkıntısını ortaya koyuyor. Sabahattin Ali eşine şu parayı şuradan al şuraya ver, bir kısmını kendine ayır olarak değişiyor. Peki malum sondan sonra ne oluyor? Acaba ne yaptılar ne ettiler nasıl geçindiler diye düşünmeye başladım. Fakat Filiz Ali'nin başarılı kariyerini görünce elbette seviniyorum.

  Bir kaç saat içinde bitebilen mektuplardan geriye bir süreliğine sevgi dolu, ferah duygular kalıyor.


Düş Yollarda Kırıldı - Bülent Şenocak



Goa Yayınları
208 Sayfa

  6. Kitap Ağacı Ankara buluşmasında konuk Bülent Şenocak idi. Daha önceki yazarlı buluşmalarda yazarların kitaplarını okuyup gitmemiştim bari bu kez okuyayım dedim.

 Kitap gerçek kişilerin olaylarına dayanan bir olay çevresinde gerçekleşiyor. Cumhuriyet'in daha kurulmadığı ama kurulması yakın olan zamanlarda geçiyor. Böyle söyleyince belki biraz savaş belki de daha tarihi olduğu söylenebilir ama benim için daha çok anı niteliğinde. Yazarın uzak akrabalarının başından geçiyormuş olaylar. İlk başta Selanik'te yaşayan Müslüman olmayan bir genç kız ve Müslüman olan bir adamın aşkından bahsediliyor. İşte sevdiğim hikayeler derken olay bambaşka yere dönüyor. 

  Karakter sayısı aşırı derece de fazla. İlerledikçe daha da zorlaşıyor, yeni bir sürü karakter... Bu olay bence şuna dönmüş hani uzaktan akrabalarımız olur; işte bu kişi annemin dedesinin kız kardeşinin torunun dayısının oğlu gibi saçma yerlere uzanır. Ama o akrabayı anlatan kişi için karmaşık değildir çünkü biliyordur. Bu kitapta da öyle bana göre sunum yaptığında fark ettim. Yazar herkesi tanıyor biliyor, aktarıyor ama bu akrabalık derecesini bilmeyenler için olay dıdısının dıdısının dıdısına (böyle derlerdi böyle yazayım) dönüyor. Yani kitabın ilk başlarını sevmiştim tam istediğim gibi devam ediyordu ama sonlarına doğru çorba oldu karıştı. 

19 Nisan 2014

Sırça Köşk - Sabahattin Ali



Yapı Kredi Yayınları
141 Sayfa

  Kitap Ağacı'nın Şubat kitabı idi. Aslında okumayacaktım ama buluşmaya okumadan gitmek istemedim. Çünkü Sabahattin Ali hakkında konuşulacaktı. 7 Mart'ta hemen buluşma öncesi okuyup bitirdim. Sabahattin Ali ne yazdıysa severim artık. Okudukça daha çok bağlanıyorum. Öykülerini okudukça neden böyle karamsar şeyler yazdığını, dönemin özelliklerini, yaşanan olayları öykülerinde gördüm. Ah keşke biraz daha yaşasaymış gerçekten daha neler yazarmış kim bilir? Daha yazılacak neler var da insan kilitleniyor. Sabahattin Ali diyorum ve başka bir şey diyemiyorum. 


4 Şubat 2014

4. Kitap Ağacı Ankara Buluşması


  1 Şubat'ta Kitap Ağacı'nın Ankara buluşması vardı her ay olduğu gibi ve bu ay şimdiye kadar ki en bol katılımlı buluşma oldu. Organizasyonu Ebru Unutmaz üstlenmişti ve ellerine sağlık ki çok güzeldi. Sohbetler edildi çekilişler yapıldı, ayraçlarımız oldu. Bende yapmıştım bir sürü ayraç ama istediğim gibi olmayınca yarıda bıraktım getiremedim. Umarım diğer buluşmaya güzel bişeyler yapabilirim.


  Her buluşmada çok güzel insanlar tanıyorum ki benim çekingen yapıma karşı müthiş bir şey. Çünkü hemen insanlarla tanışan biri olamıyorum :( Kitaplarla beslenmek'ten Eral Hanımı tanıyınca orada olmasına çok sevindim. Kalabalık olması nedeniyle maalesef herkesle konuşma fırsatı olmuyor ya da çekingenliğimden de gitmeye utanıyorum :) 


  Bu ay bir de yazar konuğumuz vardı, Ozanser Uğurlu. Aşk üstüne, psikoloji üstüne konuşmalar yapıldı, kitapları hakkında fikir edindik. Benim pek ilgimi çekmediği için kitaplarını almadım ama konuşuldukça merak dürtüsüne engel oldum, okunacak kitap çok diye. 
  Öbür buluşma Mart'ta ve organizasyon Pinuccia'dan merakla bekliyorum. Ankara'daysanız kitap seviyorsanız bence bir uğrayın :)
  Bu güzel fotoğraflar içinde Hayata Dönüş Yolculuğu'na tekrar teşekkür ederim. ^^

29 Aralık 2013

Şibumi - Trevanian



E Yayınları
456 Sayfa
25 Tl

  Kitap Ağacı'nın Aralık kitabı idi. Yoğun bir dönemimdi katılsam mı katılmasam mı çok düşündüm çünkü okumayı çok istiyordum, bunun biraz da Go oyunu ile ilgili bağlantısı nedeniyle olduğunu söyleyebilirim. Neyse katılayım dedim ve iyi ki katılmışım. 
  Go'yu öğrenmek oynamak istiyordum ama oynayacak birisini bulamayacağımdan dolayı vazgeçmiştim. Uzak Doğu'nun strateji oyunu olan Go biraz satranca benziyor diyebilirim. Ama kitap satranç ve go hakkında ayrımı güzel bir şekilde ifade etmiş o yüzden satranç gibi demek istemiyorum. Kitabın bölümleri, kitabın ilerleyişine göre Go oyunundaki terimlerle adlandırılmış. Japonya'nın kültürüyle yoğrulan Amerika'ya düşmanlık gösteren Nicholai Hel Şibumi'ye ulaşmaya çalışmaktadır. Biraz macera, biraz felsefe, biraz da gerilimi olan bir kitap. Ben daha çok anlatım dilini sevdim sanki o an bende ordaymışım gibiydi hatta biraz da Haruki Murakami'nin anlatım diline benzettim. 
  Benim için sürükleyici bir kitaptı ama Kitap Ağacı buluşmasında konuşurken bazı kişiler için o kadar sürükleyici olmayabiliyor. Yazarın Kayta'nın Yazı kitabı da çok övülüyor onu da okumak isterim ileride. 


15 Aralık 2013

3. Kitap Ağacı Ankara Buluşması


  Instagram'daki okuma grubundan biri olan Kitap Ağacı buluşmasına ikinci kez katıldım. Instagram da başlayıp hemen hemen bütün sosyal ağlardan ulaşabileceğiniz ve kendi sitesinde etkinlikleri takip edebileceğiniz bir grup, sitesi için tık. Sadece Ankara'da değil diğer şehirler de de yapılıyor ve herkesin kitap sevdiği bir ortamda sohbet etmek çok keyifli. 


  Aralık kitabı Şibumi idi. Etkinlikte alıntı okunup kitap hakkında sohbet ediliyor, tabi ki kitabı okumadıysanız da sorun değil çünkü katılım serbest. 


  Bu kitaplar ise Pinuccia'nın herkese dağıttığı kitaplar. Herkes gibi bende çok mutlu oldum. Tekrar teşekkür ederim ^^ Bundan bir önceki fotoğrafta kendisini bulabilecek misiniz bakalım :) Hem Kitap Oburu hem de Kitap Ağacı grubunda Pinuccia olunca yüz yüze görüşmemiz harika oldu. Devamında sahaf gezdik, bir sonraki alışveriş yazısında (yine) bahsedeceğim. 


  Bu fotoğraftaki Sege'yi bulunuz :) 


  Etkinliğin ev sahibi Instagram'dan @neslider ve @arbunaz dı. Kitap ayracım onların el emeği. Kitap ise Pinuccia'dan. İlk kez okuyacağım bir yazar olacak o yüzden merak ediyorum.  Bu şekilde kitap severler ile buluşmak gerçekten çok güzel. Her buluşmada daha çok içinde hissediyorsunuz. Her ay yapılan organizasyonlarda fırsatınız varsa bir tanışın bence ^^

*Fotoğraflar Kitap Ağacı Facebook sayfasından.

13 Aralık 2013

Bülbülü Öldürmek - Harper Lee



Altın Kitaplar 
395 Sayfa
1976 basımı 

 Okumak istediğim kitaplardandı. Instagram Kitap Ağacı grubunda okunması ve okuma şenliğinde 10. kategorideki yasaklanmış kitaplar bölümünden olunca okumak için bekletmeye gerek yoktu. Elimde bu kitap yoktu ama böyle ciltlisini alabilecek fırsat varken elim yeni baskısını almaya gitmedi ve nadirkitap.com dan aldım. Görmeden almak riskli ama yine de beklediğimden iyi çıktı, mutluyum. 
  Kitap küçük bir kız çocuğu olan Scout'un gözünden anlatılıyor. Siyah - beyaz ırk ayrımını çok etkili bir şekilde anlatıyor. Mahkeme sahnesinde yaşananların bir çocuk gözüyle anlatılması yaşananları daha açık bir şekilde ortaya koyamazdı. Öyle bir yazılmış ki kitap sonlarına doğru beni çok fazla bağladı, yaşanan zamanı unutturdu. 
  1960'da yayınlanan Pulitzer ödüllü roman  ırkçılık ve küfür içerdiği için yasaklanmış. Kitabı okumanın yanında bonus olarak Okuma Şenliğinden de 25 puan kazandım. Ayrıca Kitap Ağacı ve Okuma Şenliğindeki ilk kitabım olduğundan ayrı bir yer kazandı. 

2 Aralık 2013

Oğullar ve Rencide Ruhlar - Alper Canıgüz



İletişim Yayınları
204 Sayfa
16 Tl

  Instagram'dan Kitap Ağacı grubunun hediye etkinliğinde @tomtom_serap sayesinde ulaşan kitaplarımdan biri, diğeri ise Cehennem Çiçeği. Almak isteyip ama bir türlü sıra gelmeyenlerdendi, bu nedenle okumak için harika bir fırsat oldu. 
  Alper Kamu, 5 yaşında ama hiç 5 yaşında olmayan mahallesindeki cinayeti çözmeye çalışan bir çocuk. Kitapta en çok sevdiğim bölümler babası için yaptıklarıydı. Tam bir polisiye değildi elbette ama farklı bir anlatımı olan güzel bir kitaptı. Cehennem Çiçeği'ni daha çok merak ediyorum açıkçası tabi ne zaman okurum bilinmez -_-